<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener('load', function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <div id="navbar-iframe-container"></div> <script type="text/javascript" src="https://apis.google.com/js/platform.js"></script> <script type="text/javascript"> gapi.load("gapi.iframes:gapi.iframes.style.bubble", function() { if (gapi.iframes && gapi.iframes.getContext) { gapi.iframes.getContext().openChild({ url: 'https://www.blogger.com/navbar/12274800?origin\x3dhttp://yogurtcuparki.blogspot.com', where: document.getElementById("navbar-iframe-container"), id: "navbar-iframe" }); } }); </script>

Cumartesi, Nisan 23, 2005

az kalorili hayatlar.

Reflex - Saydam Güvercin

"daha çok küçük bir çocukken
kırarlar kanadını kolunu
sorsana sorsana bana
kim daha yakın bu dünyaya?
nerede o gençliğim, geleceğim?

aslında biz hiç çocuk olmadık
ne aşkı ne sevgiyi yaşamadık
yaşamalı özgürce, yaşatmalı ölesiye

daha vakit çok geç olmadan
aç gözünü yen karanlığı
sorsana sorsana bana
kim daha yakın bu dünyaya?
nerede o gençliğim, geleceğim?

aslında biz hiç çocuk olmadık
ne aşkı ne sevgiyi yaşamadık
yaşamalı özgürce, yaşatmalı ölesiye"

bu şarkı pek hoşuma gidiyor ve pek dinler oldum son zamanlarda. beni sinir eden tek yanı çok güzel bir konuya değinip ondan sonra sadece "daha vakit geç olmadan aç gözünü yen karanlığı" demesi. ne demek ki şimdi bu? bir şey yapmamı tavsiye edeceksen doğru düzgün edeceksin. "göz açmak" hiçbir şey ifade etmiyor tek başına ve bu bahsettiği "karanlığı" yenmebilmemiz için bize hiç yardımcı olmuyor.

bana yarım kalmış gibi geliyor o yüzden bu sözler. ama yine de bu konuyu düşünmemi sağlaması güzel bir şey. gerçekten artık çocuklar, sanırım bütün dünyada, çok küçük yaştan itibaren büyük sorumluluklara ve strese sokuluyor. sistem değişti galiba ama benim zamanımda insanlar beşinci sınıftayken, daha ne olduklarını anlamadan kendilerini abuk subuk bir teste hazırlanırken buluyorlardı. anneler babalar hep baskıcı. belki çocuğun "tek yapması gereken şey" ders ama o yaştaki bir çocuğa o da büyük bir yük olabiliyor. dışarıda oynamamız daha ilkokul 3te kısıtlanıyordu (benim kısıtlanmadı ama o şımarık olduğum içindi ve sonunda ona göre hakettiğimi de aldım). liseden, össden bahsetmeme bile gerek yok. üniversite bitirenler bu sefer iş bulamıyor. bir stresten diğerine.

ama sanırım insanın gelişimi boyunca hep bir stres vardı. belki öss değildi, belki ders değildi ama bu sefer yemek bulma gibi şeylerdi. ama yeteri kadar şey bilemiyorum o zamanlar hakkında. ama yine de bence o zaman çocukların yapmaları gereken şeyler daha doğal ve daha mantıklı geliyor bana. artık kendimizi beslemek için hayvan peşinde mızrakla koşmuyoruz belki ama götümüzün üstünde oturup kalemle test peşinden koşuyoruz. zaman geçtikçe "çocuk" diye bir şey kalmadığını hissediyorum. sanki çocuklardan hep daha çok şey bekleniyor. sanki hep daha az aşk, sevgi gibi doğal duygulara yer veriliyor.

ama yaşamak zor işte. bazılarımız için daha zor. bilmiyorum bu şarkıyı yazarken bunlar mı düşünüldü ama bana bunları hatırlatıyor bu sözler.

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home