<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener('load', function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <div id="navbar-iframe-container"></div> <script type="text/javascript" src="https://apis.google.com/js/platform.js"></script> <script type="text/javascript"> gapi.load("gapi.iframes:gapi.iframes.style.bubble", function() { if (gapi.iframes && gapi.iframes.getContext) { gapi.iframes.getContext().openChild({ url: 'https://www.blogger.com/navbar/12274800?origin\x3dhttp://yogurtcuparki.blogspot.com', where: document.getElementById("navbar-iframe-container"), id: "navbar-iframe" }); } }); </script>

Perşembe, Mayıs 26, 2005

telefon görüşmeyişleri.



yeni bir binaya taşınmak zorunda kaldım yazın bir bölümünü okulda geçiriyorum diye. e tabii bu da yeni komşular, arkadaşlar demek. zaman geçirmesi pek zevkli ve aynı zamanda da epey "iyi" insanlar var etrafta. bana göre iyi insan sana göre de öyle midir bilemiyorum artık. kendim farklı olduğumdan değil de senin farklı olabileceğinden.

her neyse. bir çocuk var. puerto rico'lu hatırladığım kadarıyla. pek iyi bir insan. rahat, yardımsever, ve iki kız [olan] arkadaşım tarafından "tatlı" olarak adlandırıldı. bina içerisinde tişörtsüz gezmeyi her nedense çok seviyor. ama benim anlamakta zorluk çektiğim şey çıplak gezmesi değil de telefonda nasıl bu kadar çok konuşabildiği.

bir sınırı olmalı.

roberto'yu geçelim de pek çok insan var telefonu açtı mı hiç durmadan 23109682341098723 saat konuşabilen. ve ben kesinlikle konuşamıyorum. biriyle 2-3 saat telefon görüşmesi yaptığım olmuştur ama bu pek görüşmek olmamıştır da daha çok karşımdaki insanın konuşmasından ve benim uyumamaya çalışmamdan ibarettir. kısacası konuşmak için konuşmak diyelim biz. belirli bir süre sonra çok sıkılıyorum konuşmaktan. damla'yla bile.

yanlış anlaşılmasın; ben telefonda konuşmak zaman kaybı, gereksiz veya aptalca demiyorum. sanırım insanından insanına değişiyor ve ben bunu neyin değiştirdiğini merak ediyorum.

kendi açımdan bakınca olaya bencil olmamın (bencil terimi de beni çok zorluyor; tek başına pek yetersiz geliyor bir sıfat olarak) telefonda uzun süre konuşamamda büyük bir payı olduğunu düşünüyorum. insanlar beni doğrudan veya dolaylı yoldan etkileyecek bir şey söylemiyorlarsa dikkatimi çekmiyor; üzerinde iki kere düşünmüyorum. dolayısıyla uzun süreli hafızama hiçbir zaman giremiyor bu sohbetler. ben bu kadar ilgisiz olunca bu durumlara, o kadar da ilgili cevaplar veremiyorum. veya o konuda daha detaylı şeyler öğrenmek için sorular sormuyorum. eğer karşımdaki benimle konuşurken film izliyorsa ve o filmin benimle bir ilgisi yoksa o filmle ilgili muhabbet bir kulağımdan girip diğerinden çıkar.

tabii herkes benim gibi ilgisiz değil başka insanların duygularına, hislerine. o yüzden sanırım telefonda çok konuşan insanlar, ya başkalarının dediklerinden kendilerine büyük paylar çıkarabiliyorlar ya da gerçekten kendilerine hiç bir çıkarı olmasa bile (çıkar kelimesini burada negatif bir şekilde düşünmemeye çalışmak lazım) başkalarının anlattığı her ne olursa olsun öğrenmek istiyorlar, bilmek istiyorlar. unutmamak istiyorlar. veya küçükken başka insanların dediklerine karşı duyarlı olmayı aileden veya başka çevrelerden öğrenmişler ve farkında olmadan unutmamak istiyorlar. unutmamak üzere dinliyorlar.

ama bence aileden veya çevreden öğrendikleri bir şey bile bir çıkardır. sonuçta o insanlar, farkında olmadan, unutmamanın onlar için daha iyi olduğunu düşünüyorlar. yine kendileri için daha iyi bir şeyden bahsediyoruz ve bu da bir çeşit çıkardır; o yüzden negatif bir şekilde düşünmemeye çalışıyorum çıkar kelimesini. (belki de çıkar yanlış kelimedir; affet.)

o zaman ben başkalarına karşı ilgili olmayı öğrenmediğimden (burada öğrenmekten kastım psikolojideki "conditioning") telefonda uzun süre konuşamıyorum.

peki o zaman birini, başkalarına karşı ilgisiz olmaktan, hep kendini düşünmekten dolayı suçlayabilir misiniz? "aa bu çocuk çok bencil" deyip bir kenara atabilir misiniz? atamamanız için bundan başka nedenler de vardır ama insanlar hakkında yorum yaparken, yaptıkları şeyler için yargılarken, onları kefelere koyarken biraz daha düşünmek lazım.

roberto kız arkadaşıyla koridorda gün boyunca yetmediği gibi geceleri de saatlerce telefonda konuşuyor. büyük ihtimalle birbirleriyle bedavaya konuşuyordur. cep telefonuyla konuştuğu için radyasyon geyikleri mevcut ama onun dışında tek kaybı olan zaman, gerçekten büyük bir kayıp mıdır, telefonda konuşarak geçirilmesi insana ne gibi yararlar ve ne gibi zararlar verir orasını bilemiyorum. düşünmek de istemiyorum şu anda (belki de o düşünmesi daha zevkli bir konudur).

biraz önce tuvalete girdim de roberto içeride yine kız arkadaşıyla konuşuyordu.

bir sınırı olmalı.

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home